Gelecek de Gelecek!

Ege Üniversitesi ve Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ev sahipliğinde 2011 yılında dördüncüsü gerçekleşen Ulusal Kongre’de “Üniversite sanayi iş birliğinde beklentiler, sorunlar ve Ulusal Modeller” ana teması tartışıldı. Çok değerli eğitmenler, iş adamları, öğrenciler ve akademisyenlerin katıldığı kongrenin panel konularından biri, “Üniversite ve Sanayi Birbirinden Öğreniyor- İşbirliğinden Beklentiler” olarak gerçekleşti. Meclis başkanımız, ekonomi ile ilgili bir köşe yazısı istediğinde ilk aklıma gelen Sanayi-üniversite iş birliği ve bu iş birliğinin uzun dönemde ekonomimize sağlayacağı katma değer oldu. Çünkü kongredeki katılımımdan kişisel olarak temel tespitim;“Kurumların üniversitelere, üniversitelerin ise kurumlara olan mesafesi ile bu mesafenin kapatılıp ekonomik ve sosyal katma değere dönüştürülebileceğiydi.”
Birçok sanayicimiz, işletmecimiz, yatırımcımız şöyle bir dönüp işletmesine baktığında görecek ki; Pazarlama, Satış ve Dağıtım, İnsan Kaynakları, Finans, Bilgi Sistemleri ve İdari İşler, Kurumsal İletişim, İş Geliştirme ve Planlama, Operasyon Hizmetleri, Üretim Planlaması ve Çevre-Sağlık-İş Güvenliği teknik eleman ile sosyal bilimler fakültelerinin ilgili bölümlerinden mezunlar ile çalışıyorlar. İşletmelerimizde çok farklı alanlarda eğitim almış kişiler görev yapıyor. İşletmelerimizin birer açık laboratuvar olduğunu düşünürsek çalışanlarımız değişik alanlarda verimliliğini artırıcı projeler gerçekleştirebilirler.
Birçok dalı bünyesinde bulunduran bu laboratuvar üniversitelerin akademik çalışmaları için örnek uygulama alanları olabilir. Sonuçta her işletmenin amacı verimliliği artırmak değil mi? Bu doğrultuda üniversitelere birlikte hareket edilmesi önem kazanıyor. Birlikteliğin kurulabilmesi için üniversitelerden en temel beklentilerin başında ise etkin ve açık bir iletişim geliyor. İtiraf etmeliyim ki üniversitelerimizle iletişim kurarken zaman zaman zorlanıyoruz bazen tam olarak ne istediğimizi anlatamıyor, bazen de gelen teklifleri nasıl değerlendireceğimiz konusunda çaresiz ya da çekimser kalıyoruz. O zaman işe öncelikle karşılıklı güven içerisinde sanayi kuruluşlarının üniversitelerden beklentilerini ve üniversitelerin sanayi kuruluşlarından beklentilerini tespit ederek başlayabiliriz. Sözünü ettiğim “karşılıklı beklentilerin karşılanması” konusunu netleştirmek gerekirse; özellikle faaliyet gösterdiğimiz alanda nelere ihtiyacımız var ve bu ihtiyaçlar nasıl karşılanabilir? Yani önceliklerimiz! Yeni bir yatırım mı, ürün portföyü mü, etkin bir maliyet analizi, yeni bir pazar veya müşteri profili mi? Önceliklerin her işletmenin kendi bünyesi içinde tespiti mümkün.
Rekabet ve üretimde verimlilik artışı sağlayacak çalışmalardan haberdar olmak, bu ortamın yaratılması ve sürdürülebilir olması için gerekli altyapı çalışmalarını yapmaktaki görev ise biz sanayicilere düşüyor. İşbirliğimizin ana hedefine; yeni nesil mezunların sanayinin ihtiyacına göre yetiştirilmesi ve mezunların okulu bitirdikleri anda kalifiye eleman beklentilerine karşılık verebilir yetkinlikte olması konusu da yerleştirilebilir. Özellikle dünyada yaşanan bu kadar çok krize rağmen işletmelerimizin ve yatırımlarımızın sürdürebilirliğini sağlamak; bazen geliştirilecek yeni bir teknoloji, bazen yeni programlanan bir maliyet analizi yazılımı, bazen de etkin bir üretim ve süreç yönetimi ile mümkün olabiliyor. Bizler birçok kriz görmüş, birçok zorluğun üstesinden gelmiş iş dünyasının fertleriyiz. Birden çok alternatif iş planımız mutlaka vardır. Temkinliyizdir. Geleceği ve geleceğimizi buna göre yönetiriz. Şimdi geleceği yönetmeyi biraz da bilimsel ele alma zamanı mı? Ne dersiniz? Böylelikle işsizliğe çözümün bir parçası olabileceğiz. Aradığımız kalifiye elemanları kolaylıkla bulabileceğiz. Enerjimizi, vaktimizi ve nakdimizi bu hedefte harcamak israf mı gerçekten? Unutmamak gerekir ki, günün sonunda ekonomik gücün çarklarındaki halkalarından birini oluşturuyoruz. Bu halkanın ne kadar güçlü olacağı ise bizlere bağlı.
Bir diğer görev ise üniversite ve yüksek okullarımıza düşüyor. Ana hedefleri veya öncelikleri arasına; teoriden pratiğe uygulamalı eğitimleri, ihtiyaçlarını tespiti ve paylaşımı konularında sürekli bilgi alışverişinde bulunmayı ve aktarmayı yerleştirebilirsek birlikten gücün nasıl doğduğunu bir kez daha göreceğiz.
Kongreye ev sahipliği yapan Ege Üniversitesinin;
– Ar-Ge, İnovasyon, Bilgi ve Teknoloji transferi konularında buluşturması,
– Ege bölgesini sadece teknoloji ithal eden ve kullanan değil, teknoloji üreten ve ihraç eden bir bölge haline getirmeyi amaçlaması,
– Araştırma sonuçlarının toplumsal faydaya dönüşmesi,
– Firmalarımızın Ar-Ge ve uluslararası pazarlarda rekabet güçlerinin arttırılması,
konularındaki çalışmalara Sanayi ile Üniversiteleri bir araya getirerek destek vermesi gibi.

Kasım 2011, Torbalı Ticaret Odası yayın organında yayınlanan makale

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s