Minnetin ömrü ne kadardır, sahi?

Ama anladığım kadarıyla bazen de insanlar yardım etmeyi değil, yardım eden kişi olmayı seviyor galiba. Ve zamanla yapılan destek, paylaşılmış bir güzellik olmaktan çıkıp kişisel bir başarı hikâyesine dönüşüyor. Ve işte tam da burada dananın kuyruğu kopuyor. ------- “Konu ne zaman ‘yardım’dan çıkıp bir başkasının yürüdüğü yola ışık tutan yoldaşlığa dönüşürse o zaman o kocaman cümlelere gerek kalmaz. Çünkü iyi niyetli, içten, kalpten gelen samimi destek aslında yalnızca yardım değildir; yanındakinin engebeli yoldaki yolculuğuna ışık tutarak eşlik etmek, gücün yettikçe asfalt dökebilmek ya da kestirme yol bulabilmektir. Ama ne olursa olsun, o yol BİRLİKTE yürünür!”

İz Bırakan Üslup

Üslup, sadece konuşma tarzımızı değil, aynı zamanda karşımızdakine verdiğimiz değeri, onu anlama çabamızı ve saygımızı gösteriyor, dostlar. .... Bence; teşekkürü, ricayı, gerektiğinde özrü bilmektir üslup. Özen göstermek, özenli olmaktır.

Kişisel Bir Tanım Arayışı

öyle başladı benim mükemmellik takıntım (!), son birkaç yıla kadar da devam etti. Bütün askılar aynı olacak, aynı yöne bakacak, renk skalasına göre ayrılacak, simetrik olacak. Detaylar atlanmayacak, her türlü olasılık düşünülecek. Hatta ve hatta bir ara benden 5 yıl sonrasını öngörmem ve ona göre yol belirlemem beklendi. 1 saat sonrasını bilemezken!

Beklenti… Beklentim… Beklentin… Beklentiler…

İlk ne zaman başlamıştı acaba benden beklenti? Ben, benden durmadan bir şey bekledikleri için mi öğrenmiştim beklenti içinde olmayı…

Yol, yolcu, yolculuk

Yol mu, Yolcu mu, Yolculuk mu?

'Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır... Bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!' Kanımın artık deli aktığı, rüzgarla dans ettiği, hafta yedi benim altı sokakta olduğum gezdiğim tozduğum eller havaya olduğu yıllar. Ah o yıllar! Aşk’lar. Sevinçler, göz yaşları. Yaşamın zıtlıkları ile var olduğunu deneyimlediğim yolculuk vakti gelmişti sanki. Zaman zaman beni o yaşlara ışınlasalar derim hala. Tek şartla aynı yolcularla!!!

Merhamet…

Görünme çabamız, oldurma gayretimiz ve tüm bunlar olurken kendimize, çevremize karşı sevgimiz ve iznimiz! Değersizliği, çaresizliği, kibri, kimlikleri, mahcubiyeti, kızgınlığı, utancı, bezginliği, umutsuzluğu, güvensizliği, pişmanlıkları, yalnızlığı, dahil olmayı, ciddiye alınmayı, duyulma hallerimizi hem kurumsal hayatta hem özel yaşamımda gözlemledim. Hoş birçoğunu da deneyimledim.

Hayatını çizmek- Üstünü mü? Altını mı?

Hayatın altını ya da üstünü çizmenin, işte tamda bu yolculuklar olduğunu bir kez daha söyleyeyim. Kimselere söyleyemediğin, sessizce tutunduğun acıları bırakmanın, akan gözyaşlarının yerini şükürlere bıraktığın yolculuk bu. Mesela sırf bana kızacaklar diye isteklerimden vazgeçtiğim! Ya da dayanamayıp gitsem/yapsam bile sonradan burnumdan gelen arkadaş buluşmaları. Hesap vermeler. İçime otururdu resmen. Küsmeler. Sözel veya duygusal şiddet. Yavaş yavaş kendi ellerimle kendi hayatımın üzerini çizişlerim ve kendimden vazgeçişlerim! O kadar ki, yıllar sonra tüm bu birikimle hastalanıp bir organımdan bile vazgeçebileceğim. Çaresiz hissettiğim anların geçip gittiği yolculuk. ... ... Başka? Başka? Başka? En kötü ölürüm dedim. Sıkışmış hissettim. Sonra bir anda, ölüm vuslata kavuşmaksa, düğün günü ise nesi kötü dedim. Derin bir nefes aldım. İnanın tünelin sonundaki ışığı görmek gibiydi. Yorulmuştum. Çaresizlik yerini hadi bir gayrete bırakmıştı. Diğer taraftan hayatımı yeniden çizebilmem mümkündü ve soruların gücü inanılır gibi değildi. Yapabilirdim. .... .... Yeter ki, o dersi alalım, dönüşelim, öğrenelim ve üzerimize düşen vazife neyse layığı ile yapalım ve bir hoş seda ile ayrılalım. Peki ya siz yaşamı yaşanılır kılmak için nasıl çiziyorsunuz hayatınızı? İmza : Ben Aralık 2022, İzmir

Zihnimdeki Karıncalar…

Zihnin susması kalbin durması gibi bir şey aslında. Sadece aradaki dengeyi nasıl bulacağız? Gerçekten istediğimiz gibi mimari bir yapıya eviriyor muyuz zihnimizi?

Özlemek

Maskesiz olduğumuz kişiyedir özlemÖyle içinden geldiği gibi sohbettir özlemBu da konuşulur mu samimiyetidir özlemGizemdir, şeffaftır, samimidirEğlencedir, keşiftir, meraktır, oyundur, paylaşmaktır özlemHayal kurmaktır, sarıp sarmalamaktırÖzendir, niyettir özlemKalbin kabulüdürİmza : ben Ekim 2022, İzmir

Kavuşmak…

Sözün, dilin, özün, gözün şefkatidir, merhametidir Kalp kapısının açılmasıdır, hakikattir kavuşmak.