Bendeki Beni Sevmek… “I”

Bu mevzu malum çok derin. Yaz yaz bitmez derler ya o misal, ben de bir yerden başlayayım dedim. Bakalım kaçıncı seri de nokta koyacağım? O zaman bendeki beni sevmek konulu seri başlasın. Çoğumuz ana ve baba atalarımızdan aldığımız genler, yaşadıklarımız, yetiştiğimiz çevre, okuduğumuz okullar, içinde bulunduğumuz sosyal ve iş ortamı nedeniyle çokca birikime kimine göre …

Okumaya devam et Bendeki Beni Sevmek… “I”

Şimdi değilse ne zaman?

Durmadan bir şeyleri öteleyip duruyoruz. Çoğu zaman da kendimizi. Hep sonra yaparım, sonra giderim, sonra ararım, sonra alırım, sonra görürüm diye uzayıp gidiyor liste/ler. Sanki zaman sonsuz ya da biz sonsuzmuşuz gibi. Biraz cesaretle ilgili galiba. O ilk adımı atmak, zihnimizdeki sabotajcılarla müzakere halinde olmak hep bir ikna durumu. Yeni bir işe, diyete, spora başlayacağız …

Okumaya devam et Şimdi değilse ne zaman?

Nietzsche ile tanışmak…

Seç, sev ve yaşa…. Geçtiğimiz akşam Sevgili Miryam Şulam’ın organize ettiği PhiloZoom’da Nietzche ile tanıştık. İtiraf etmeliyim çok sertti. Uzun zamandır bu kadar sert bir kişilikle tanışmamıştım! Pişman mıyım, hayır! Değerli hocamız Dr. Zekeriya Taş o akşam bir süreliğine Nietzche oluverdi. Ve durmadan sordu. Ardı arkası kesilmiyordu neredeyse nefessiz. Yeniden bir ses bulmanın coşkusuyla… İnsanların …

Okumaya devam et Nietzsche ile tanışmak…

Yeni Pencereler*

Geçtiğimiz hafta sonu kendimi yine bir zoom ekranında bir birinden kıymetli katılımcılarla "Yeni Pencereler" adlı bir programda buldum. Sevgili Dilek Çakır Yunar ve Banu Hepçekenler moderatörlüğünde tenceremize atılanlarla beslendik. Kesfettik, ilham aldık. Ben kendi payıma kazandan bir kepçe aldım. Dediler anlat pencerenden ne görüyorsun? Bize hadi kalın biraz kendinizle bakın bakalım dediler. Eee serde yazmakta …

Okumaya devam et Yeni Pencereler*