“Elinden gelenin en iyisi bu mu?”

Bedenim, ruhum, aklım da alarmlar çalıyor.

Elinden gelenin en iyisi gerçekten bu mu, diye sorasım geliyor. Sonra duruyorum. Duruyorum durmasına da sonradan oluyor olanlar 😊

Hani şu; sağa sola emirler yağdıran, herkesin sözünü kesen, rol belirleyip, rol kesenler. Ben olmazsam (!), veya hani o telefonu benden aldın ve de hatırlamadığın için ayar verenler. Ben beş adım sonrasını bilirim o yüzden uyarıyorum diyenler. İşaret parmak havada hani anlamazsan diye vücut dilini de ortaya koyanlar. Bir de durmadan düzeltmeye meyilli “anlamadım sen! O, öyle demek istemedi, bunu demek istedi”ler. Arkasına aldığı kimlik ile diğerini yok sayanlar, görmezden gelenler…

Benim antenler bu aralar bu tarz iletişime daha çok dikkat kesilir oldu. Itiraf ediyorum biraz da gıcık oluyorum.

Alarm zilleri çaldığına göre bende dönüşüm ve farkındalık vakti de gelmiş demek ki!

Dünyada görmeyi istediğimiz değişimin kendisi olalım demiş ya Gandhi o zaman haydi başlayalım… İğneyi kendimize çuvaldızı ele misali olsun bu yazı.

Ben sorulara ve cevaplara kafa yorarken ve dönüşüm yolculuğuma başlarken sizlere de sorayım dedim. Kim bilir belki bu konuda da yol arkadaşlarım vardır ve rehber olurlar 😊 ya da rehber oluruz bir birimize…

Sahi sizde durumlar nasıl?

  • Samimiyetle laubalilik arasındaki çizgi nasıl anlaşılır?
  • Sen bilmezsin derken, karşındaki kişi gerçekten saygı duyulamayacak kadar değersiz mi? Velevki evet o zaman o kişi ile ilişki niye var? Ayrıca nereden biliyorsun bilmediğini?
  • Bilenin bilmeyene borcu varsa, hatta sümerlere gidelim bilmeyene öğretin diyorlar. O vakit, bilmişlik niye?
  • Konuyu yanlış anlamış olabilirim, elbet öyle bir hakkım var 😊. Soruyu soran ile cevap veren muhatap ise o parmak niye havada arkadaşım? Neyi düzeltme çabası bu? Görünür olmak böyle bir şey mi?
  • Her konuda haklı olmak, haklı çıkmak niye?
  • Anlıyorsun değil mi? Anlatabildim değil mi? durmadan tekrarlıyorsun ya, valla anlıyorum anlamazsam sorma hakkım var altını çizeyim… 😊
  • Rol kesip, rol dağıtırken amaç; kendi konfor alanını belirlemek mi? Yoksa burada patron benim dağılıma da sınırlara da ben karar veririm mi?
  • Hata yapmak; deneyimlemek ve öğrenmek için muazzam bir fırsattır. Mükemmellik tanımına tekrar bakmak iyi gelir mi? Elinden gelenin en iyisi senin mükemmelliğin değil mi zaten?
  • Herkesin düşünme kapasitesi farklı ise diğerini yargılamak, yadsımak niye?
  • Eyvallah bir yardım yaptın, destek de verdin. İyi de durmadan gündeme getireceksen o zaman “sağ elin verdiğini sol el bilmesin” nerede kalıyor.
  • Verdiğim tepki (mimik, ses tonu, söz, sözcük) gerçekten yapıcı mı?
  • Yaptığınız şeyi neden yapıyorsunuz?
  • Lao Tzu’nun de dediği gibi “Konuşmadan önce düşün: Gereği var mı? Şevkat barındırıyor mu? Kimseyi incitebilir mi? Sessizliği bozacak kadar değerli mi?”
  • Tüm bunların bende yarattığı duygu ne?
  • Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bir kez daha sorayım “Elinden gelenin en iyisi bu mu?”

Bence bugünlük bu kadar soru kafi…

Şimdi elimde “Şiddetsiz İletişim” kitabım ile sorulara cevap bulmaya çekileyim…

Kolaylıkla olsun dönüşüm…

İmza : Ben

19 Aralık 2023, İzmir

“Elinden gelenin en iyisi bu mu?”” üzerine 3 yorum

  1. serdar berk adlı kullanıcının avatarı serdar berk

    Çok aydınlatıcı ve kendine farkındalık 🙂

    Evet hayatımın sonuna kadar öğrenciyim çünkü öğrenecek çek şey var ama aynı zamanda öğrencimde çok 🙂

    (O parmak niye) bunu çok sevdim…

    Liked by 1 kişi

  2. Çağlar Çakır Tunç adlı kullanıcının avatarı Çağlar Çakır Tunç

    Konuşmadan önce düşün: Gereği var mı? Şevkat barındırıyor mu? Kimseyi incitebilir mi? Sessizliği bozacak kadar değerli mi?”
    Ne kadar doğru. Benim de bu aralar aynı iletişim tarzı ile derdim var 🙂

    Liked by 1 kişi

Yorum bırakın