Uzun zamandır inançların, aşkların, acıların, sevinçlerin, coşkuların, sevginin, hoşgörünün, anlayışın biz insanoğlu üzerindeki etkilerini araştırıyor, gözlemliyorum. Biz, biz olmaktan çıkıyoruz. Korkuyorum. Evet, itiraf ediyorum: Korkuyorum. Başka kalıplarda yürüyoruz. Mış gibi olmaya çalışıyoruz. Önyargılara, mahalle baskısına, olmazlara, yapamamalara; o ne der? bu ne der? bu yaşta olur mu? ya kırılırlarsa? gibi sorular eklenerek mazeret listesi yine …
Yazar: arzuberk
Kurum Kültürü : Home Ofisler – Home İşler ve Esnek Saatler
90’ların sonu, 2000’lerin başında önce uluslararası şirketler Home Ofisler’in ve Home İşler’in iş yaşamına girmesine öncülük yaptı. Bölge ofisler kapandı. Çalışanlar artık evlerinde idi. Çalışma saatlerini ve programlarını kendileri yapıyorlardı. Evrak işleri, yazışma gibi konularda evde kalıyor, müşteri ziyaretlerini trafiğe göre yine kendileri ayarlıyorlardı. Ofiste kalanlar ise büyük bir hayranlıkla evde çalışanlara özeniyorlardı. Evde çalışınca …
Okumaya devam et Kurum Kültürü : Home Ofisler – Home İşler ve Esnek Saatler
4 yıl önce bugün BİR anneler günü…
Sıradan bir Cumartesi idi. Ertesi gün anneler günü olsa da bana günler hep yapay gelirdi. Sevgililer günü, anneler günü, babalar günü, kadınlar günü vs. vs. Neden bir güne sığdırıl ki diye düşünürdüm. 4 yıl önceki anneler gününe kadar... Bir çoğunuz babamın maneviyata yolculuğundan haberdar. Bu hikaye onun yolculuğa hazırlık hikayesi. Tevekkül, tefekkür, hoşgörü hikayesi. Son …
Kurum Kültürü: Gardırop Yönetimi / (Wardrobe Engineering)
Son birkaç aydır kurum kültürü üzerine odaklandım ve okuyuculardan gelen geri bildirimlerle bu ay ki yazımı kıyafet seçimi üzerine yazmak istedim. Yazılı olsa da olmasa da giyim tarzı çok önemli bir kurum değeri. Dayanışma, iletişim, yaratıcılık, mükemmellik kadar önemli! Çalışanlarımızın giyim tarzı, kişisel bakımı gerek içeride gerek dışarıda kurumun duruşunu birebir yansıtıyor. Son 10 yılda …
Okumaya devam et Kurum Kültürü: Gardırop Yönetimi / (Wardrobe Engineering)
İletişim Sohbetleri – Kurum Kültürü “Eylem ve Söylem”
İnsanoğlu “bulunduğu kabın hacmini alan” bir canlıdır. Ve çalışanlar da çoğunlukla bulundukları kurumun kültürünü içselleştirirler. Bu sebeple iş dünyasında ilişki yönetimi için en önemli unsurlardan ve sağlayıcılardan biri de, sağlıklı bir kurum kültürünün varlığıdır. Açık iletişimi, rasyonelliği ve çok sesliliği teşvik eden kurumlarda ilişkiler çok daha sağlam bir temelden başlar, dolayısıyla tartışmaların pek azı çatışmaya …
Okumaya devam et İletişim Sohbetleri – Kurum Kültürü “Eylem ve Söylem”
Babamın Anısına…
Ben babamla sevdim şiirleri... Ondan dinleye dinleye.. Bana Bir Şarkı Söyle Özledim sesini ne olur konuş Bir gül açtır zamanların ötesinden Karanlıklar içindeyim, kap karayım bugün gel Gök mavisinden, deniz mavisinden Bana bir şarkı söyle İçimde bir şey kımıldıyor Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum Bir baksana ne haldeyim deli divane Yaralıyım, çaresizim umutsuzum Bana bir …
anKARA
Acıyor kanıyor akıyor Feryat figan ağlıyor Gitti giden Geri gelmiyor Vicdan bedene sığmıyor Söz yok yüz yok ruh yok Acıyor acıyor içim
İletişim Sohbetleri – Kurum Kültürü
İlk makalem yeni başlangıçlar için oturup düşünerek yeni yıla yeni başlangıçlarla girilecek bir içerikten oluşuyordu. Bundan sonrasında ise “İletişim ve İletişim Süreçlerine” yönelik olmasını hedefliyorum. İç iletişim başta olmak üzere, pazarlama ve yönetici iletişiminden konu ve gündem yönetimine, kriz ve itibar iletişiminden, sosyal paydaş ve sosyal sorumluluk iletişimi dahil birçok disiplini işveren bakışıyla yansıtmaya çalışacağım. …
Son Konuşma
Çok çekici bir başlık biliyorum. Son konuşma denince kim bilir neler canlandı zihninizde. Nereden çıktı bu son konuşma! Son yıllarda çok karşıma çıkar oldu. Önce Prof. Randy Pausch tarafından kaleme alınan kitabı okuyarak tanıştım. Bir arkadaşımın işten ayrıldığım bir dönemde benden sana bir hatıra diye verdiği kitabın adı idi ‘Son Konuşma’. Prof. Randy Pausch A.B.D. …
Dostları Olmalı İnsanın
"Dostları olmalı insanın, Aynen gemilerin limanları gibi Zaman zaman uğradığın Yükünü boşalttığın Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda Sonra açık denizlere uğurlamalı seni, Geri döneceğin günü bekleme umuduyla Bazen rüzgâra o açmalı yelkenini Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla Halatlarını çözmeli Seni çok Ama çok özlemeli Dostları olmalı insanın, Ermiş, bilge hayatı ezbere okuyabilen Düşünmediklerini düşündüren Seni …