Yunusum Ben!

Sevgili hocam Bahadır; bizi oynayacağımız karaktere hazırlarken dünya soru sorar. Koşturur, düşündürür, durdurur, süründürür, avazımız çıktığı kadar bağırtır, ya da gecenin sessizliği gibi susturur. Sufilerin dediği gibi biz sahnede bazen su, bazen buz, bazen kar veya bazen buhar olabiliriz. Karakter devreye girdi mi başka sorular gelir; rengi ne, ne giyer, nasıl yürür, nasıl konuşur, nasıl …

Okumaya devam et Yunusum Ben!

Su gibi “Aziz” ol…

Değişim ve dönüşüme Sufi gözüyle bakış! Sufizm’de SU FELSEFESİ Suyun doğası bir felsefe anlatır. Mesela dağdan akan suyu düşünün. En az direnç gösteren yolu seçer akmak için. Yani önüne bir kaya çıkacak olursa onunla uğraşmaz, kayayla mücadele etmez, etrafından dolaşıp devam eder akmaya. Suyun bu doğasından alınan ilhamla şöyle der Sufiler: “Seninle uğraşan hiç kimseyle …

Okumaya devam et Su gibi “Aziz” ol…

TEDx tbt’si…

Dinlemek… Anlamak… Konuşmak… Altı koca yıl veya yaklaşık ikibinikiyüz gün geçmiş üzerinden. TEDx’e davet ve hazırlanma süreci dün gibi aklımda. Galiba hayatımdaki en güzel “tbt”lerden biri olarak yerini alacak. Nasıl da heyecanlıydım. İtiraf ediyorum yaprak gibi titriyordum. Sevgili İpek’in organizasyonu olan TEDx, sanırım İzmir’deki ilk organizasyonlardan biriydi(!) ve konusu “tesadüf yoktur” olmuştu. Ön hazırlık, içerik, …

Okumaya devam et TEDx tbt’si…

Ben Kimim? Kim değilim?

Çok derin bir konu kabul ediyorum, ama üzerinde düşünmeye, kafa yormaya değer. Çünkü hayata bakışımızı, yaşam kalitemizi, tepki ya da tepkisizliklerimizi, sınırlarımızı ya da sınırsızlıklarımızı, kendimizin farkında olmadan, başkalarını mutlu etmeye çalışarak mutluluğu bulma çabalarımızı… belki de hiçliği vb. düşünmeye, fark etmeye, kafa yormaya değer de ondan. Kendimizi nasıl gördüğümüzün, değerlerimizin, güçlü yanlarımızın, hayallerimizin, tutkularımızın, …

Okumaya devam et Ben Kimim? Kim değilim?

Cesaret = Köprü

Cesaret ve Köprü sözcükleri aynı kökenden geliyormuş! Ben yeni öğrendim. Yani; cesur diye nitelendirdiğimiz kişiler, cesaretle atılan adımlar aslında birer köprü görevi görüyormuş meğer.              Bu anlamla bakınca farkındalığım nasıl da değişti! Masallarla Erdem’de yine CESARET konuştuk. Sevgili Ayşıl bizi yine yeni bir masalla ve yine bambaşka anlamlarda buluşturdu. Biz …

Okumaya devam et Cesaret = Köprü

Uydurmaca Masallar*

Uydurmaca masallarım ya da hikayelerim vardı benim. Oğlum küçükken her gece belirli ritüellerimiz olurdu. Tören gibi. Özenli. Hikayelerimiz ya da oğlumun tabiri* ile "uydurmaca masallar" bunlardan biriydi ve çok eğlenceliydi. Nasıl buldum, nasıl aklıma geldi ve başladık hala bilmiyorum. Öylesine çıkıvermişti. Çok seyahat ettiğim için evde olduğum her vakti onunla geçirmeye özen gösteriyordum. Oyunlar, resimler, …

Okumaya devam et Uydurmaca Masallar*

Aşk cesura aşıktır…

Sığacak yer bulamazsın hani Yüreğin coşar, Nefes nefese, Bilinmezdesindir sanki! Atarsın sokaklara kendini Çare orada sanırsın Nefes nefese Aranır durursun. Kalp çarparken ayarlar bozulur ya, Mantık devre dışı, aklın baştan gitme hali Öyle işte! Şaşkın ama umutlu… Baş omza konsun istersin Sakin, dingin, güvenli Demir atmak istersin Samimi, saf, huzurlu. Mucizelere inanırsın Efsaneler gerçektir aslında …

Okumaya devam et Aşk cesura aşıktır…