Üslup, sadece konuşma tarzımızı değil, aynı zamanda karşımızdakine verdiğimiz değeri, onu anlama çabamızı ve saygımızı gösteriyor, dostlar. .... Bence; teşekkürü, ricayı, gerektiğinde özrü bilmektir üslup. Özen göstermek, özenli olmaktır.
profesyonel, pozitif, tutkulu, hoşgörülü, farkındalığı yüksek, motive eden, ilham alan & veren
Üslup, sadece konuşma tarzımızı değil, aynı zamanda karşımızdakine verdiğimiz değeri, onu anlama çabamızı ve saygımızı gösteriyor, dostlar. .... Bence; teşekkürü, ricayı, gerektiğinde özrü bilmektir üslup. Özen göstermek, özenli olmaktır.
Görünme çabamız, oldurma gayretimiz ve tüm bunlar olurken kendimize, çevremize karşı sevgimiz ve iznimiz! Değersizliği, çaresizliği, kibri, kimlikleri, mahcubiyeti, kızgınlığı, utancı, bezginliği, umutsuzluğu, güvensizliği, pişmanlıkları, yalnızlığı, dahil olmayı, ciddiye alınmayı, duyulma hallerimizi hem kurumsal hayatta hem özel yaşamımda gözlemledim. Hoş birçoğunu da deneyimledim.
Hayatın altını ya da üstünü çizmenin, işte tamda bu yolculuklar olduğunu bir kez daha söyleyeyim. Kimselere söyleyemediğin, sessizce tutunduğun acıları bırakmanın, akan gözyaşlarının yerini şükürlere bıraktığın yolculuk bu. Mesela sırf bana kızacaklar diye isteklerimden vazgeçtiğim! Ya da dayanamayıp gitsem/yapsam bile sonradan burnumdan gelen arkadaş buluşmaları. Hesap vermeler. İçime otururdu resmen. Küsmeler. Sözel veya duygusal şiddet. Yavaş yavaş kendi ellerimle kendi hayatımın üzerini çizişlerim ve kendimden vazgeçişlerim! O kadar ki, yıllar sonra tüm bu birikimle hastalanıp bir organımdan bile vazgeçebileceğim. Çaresiz hissettiğim anların geçip gittiği yolculuk. ... ... Başka? Başka? Başka? En kötü ölürüm dedim. Sıkışmış hissettim. Sonra bir anda, ölüm vuslata kavuşmaksa, düğün günü ise nesi kötü dedim. Derin bir nefes aldım. İnanın tünelin sonundaki ışığı görmek gibiydi. Yorulmuştum. Çaresizlik yerini hadi bir gayrete bırakmıştı. Diğer taraftan hayatımı yeniden çizebilmem mümkündü ve soruların gücü inanılır gibi değildi. Yapabilirdim. .... .... Yeter ki, o dersi alalım, dönüşelim, öğrenelim ve üzerimize düşen vazife neyse layığı ile yapalım ve bir hoş seda ile ayrılalım. Peki ya siz yaşamı yaşanılır kılmak için nasıl çiziyorsunuz hayatınızı? İmza : Ben Aralık 2022, İzmir
Maskesiz olduğumuz kişiyedir özlemÖyle içinden geldiği gibi sohbettir özlemBu da konuşulur mu samimiyetidir özlemGizemdir, şeffaftır, samimidirEğlencedir, keşiftir, meraktır, oyundur, paylaşmaktır özlemHayal kurmaktır, sarıp sarmalamaktırÖzendir, niyettir özlemKalbin kabulüdürİmza : ben Ekim 2022, İzmir
Sözün, dilin, özün, gözün şefkatidir, merhametidir Kalp kapısının açılmasıdır, hakikattir kavuşmak.
Bu defa farklı olan neydi dedim kendime. Neyi öğrenmem gerekiyor? Görmem gereken ne diye soruları sıralarken cevap geldi. Çok netti. “Anlaşılmayı beklemek” beklentisini bırak. Durumu kurtarmaya çalışmadım. Netleştirdim konuyu. Üstelik; Matematiksel, Bilimsel ve İnsani/Kalbi Duyguların açıklamalarıyla. Sınırımı ve alanımı korumak kendime olan saygım ve sorumluluğum gereği gerekliydi. Ve öylede oldu.
Anlamak için mi, kafanızdaki cevabı vermek için mi dinliyorsunuz? Duyuyor musunuz? Bu aralar bu konu karşıma çok sık çıkmaya başladığı için neyi fark etmem gerekiyor veya neyi farklı yapmam gerekiyor diye sorarken buluyorum kendimi. Önce çuvaldız kendime! Cevap vermek için mi dinliyorsunuz? Söyleneni gerçekten anlıyor musunuz? Anlamadığınızda anlamadım diyebiliyor musunuz? Peter Drucker İşin püf noktası …
Öyle her rüzgarda sarsılmak olur mu?Duruşun olacak, sağlam duracaksınBazen sevmeyecekler kararlarınıAma sen doğru olan için mücadele edeceksinOnurundan vazgeçmeyecek değerlerine sımsıkı sahip çıkacaksınMadde de değil mana da yol alacaksınEtrafın maddeyle dolu hayatı anlamı maddede arayan insanlarla olacak ama sen yaptıklarınla belki ışık olacaksın vazgeçmeGüçlü olacaksın gücüne güç dileyeceksinGerekirse biraz sessize alıp dinleneceksin ama asla vazgeçmeyeceksinÖyle bir …
Dinlemek… Anlamak… Konuşmak… Altı koca yıl veya yaklaşık ikibinikiyüz gün geçmiş üzerinden. TEDx’e davet ve hazırlanma süreci dün gibi aklımda. Galiba hayatımdaki en güzel “tbt”lerden biri olarak yerini alacak. Nasıl da heyecanlıydım. İtiraf ediyorum yaprak gibi titriyordum. Sevgili İpek’in organizasyonu olan TEDx, sanırım İzmir’deki ilk organizasyonlardan biriydi(!) ve konusu “tesadüf yoktur” olmuştu. Ön hazırlık, içerik, …
Çok derin bir konu kabul ediyorum, ama üzerinde düşünmeye, kafa yormaya değer. Çünkü hayata bakışımızı, yaşam kalitemizi, tepki ya da tepkisizliklerimizi, sınırlarımızı ya da sınırsızlıklarımızı, kendimizin farkında olmadan, başkalarını mutlu etmeye çalışarak mutluluğu bulma çabalarımızı… belki de hiçliği vb. düşünmeye, fark etmeye, kafa yormaya değer de ondan. Kendimizi nasıl gördüğümüzün, değerlerimizin, güçlü yanlarımızın, hayallerimizin, tutkularımızın, …