Beklenti… Beklentim… Beklentin… Beklentiler…

İlk ne zaman başlamıştı acaba benden beklenti? Ben, benden durmadan bir şey bekledikleri için mi öğrenmiştim beklenti içinde olmayı…

Yol, yolcu, yolculuk

Yol mu, Yolcu mu, Yolculuk mu?

'Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır... Bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!' Kanımın artık deli aktığı, rüzgarla dans ettiği, hafta yedi benim altı sokakta olduğum gezdiğim tozduğum eller havaya olduğu yıllar. Ah o yıllar! Aşk’lar. Sevinçler, göz yaşları. Yaşamın zıtlıkları ile var olduğunu deneyimlediğim yolculuk vakti gelmişti sanki. Zaman zaman beni o yaşlara ışınlasalar derim hala. Tek şartla aynı yolcularla!!!

Hayatını çizmek- Üstünü mü? Altını mı?

Hayatın altını ya da üstünü çizmenin, işte tamda bu yolculuklar olduğunu bir kez daha söyleyeyim. Kimselere söyleyemediğin, sessizce tutunduğun acıları bırakmanın, akan gözyaşlarının yerini şükürlere bıraktığın yolculuk bu. Mesela sırf bana kızacaklar diye isteklerimden vazgeçtiğim! Ya da dayanamayıp gitsem/yapsam bile sonradan burnumdan gelen arkadaş buluşmaları. Hesap vermeler. İçime otururdu resmen. Küsmeler. Sözel veya duygusal şiddet. Yavaş yavaş kendi ellerimle kendi hayatımın üzerini çizişlerim ve kendimden vazgeçişlerim! O kadar ki, yıllar sonra tüm bu birikimle hastalanıp bir organımdan bile vazgeçebileceğim. Çaresiz hissettiğim anların geçip gittiği yolculuk. ... ... Başka? Başka? Başka? En kötü ölürüm dedim. Sıkışmış hissettim. Sonra bir anda, ölüm vuslata kavuşmaksa, düğün günü ise nesi kötü dedim. Derin bir nefes aldım. İnanın tünelin sonundaki ışığı görmek gibiydi. Yorulmuştum. Çaresizlik yerini hadi bir gayrete bırakmıştı. Diğer taraftan hayatımı yeniden çizebilmem mümkündü ve soruların gücü inanılır gibi değildi. Yapabilirdim. .... .... Yeter ki, o dersi alalım, dönüşelim, öğrenelim ve üzerimize düşen vazife neyse layığı ile yapalım ve bir hoş seda ile ayrılalım. Peki ya siz yaşamı yaşanılır kılmak için nasıl çiziyorsunuz hayatınızı? İmza : Ben Aralık 2022, İzmir

En son ne zaman kayboldunuz?

İster fiziken, ister ruhen bazen yitip gideriz. Kayboluruz. Önümüzde gidecek yollar vardır haliyle ancak o yitlikte ne yolu görür göz, ne de o yolda yürür beden.

Sihirli Değnek

Sihirli Değnek Hayat bazen öyle bir girdabın içine alıyor ki zihni, kalbi, bedeni kontrolden çıkıyorsun. Hep bir zorunluluklar, hep bir şeylere, bir yerlere yetişme telaşı. Kalpte hep fazladan atmalar. Araya uzun zamandır göremediklerini sıkıştırma gayreti. Aslında o sıkıştırmalar, biraz kendine alan açıp, özgürleşme ihtiyacı. O molalar da olmasa nasıl dayanılır ki! Hoş bazen o alandan, …

Okumaya devam et Sihirli Değnek

ANLAR

Photo by Pixabay on Pexels.com Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,İkincisinde, daha çok hata yapardım.Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,Çok az şeyiCiddiyetle yapardım.Temizlik sorun bile olmazdı asla.Daha çok riske girerdim.Seyahat ederdim daha fazla.Daha çok güneş doğuşu izler,Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.Görmediğim bir çok yere giderdim.Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.Gerçek …

Okumaya devam et ANLAR

Güzel İnsan’larım Benim…

Son zamanlarda çok sık tekrarlar oldum. Güzel insanlarım benim diye… Bundan daha şanslı nasıl olabilirim? Biraz daha lütfen deyip duruyorum. Çocukluğumdan beri hayat hep cömert davrandı bana. Işte o yüzden “hayatsanateşekkürederim” diye etiketliyorum. Kolay mıydı? Zorlanmadım mı? Neden ben diye sormadım mı? Bazen mağdur bazen de kurban rolüne girmedim mi? Evet zorlandım kolay değildi tüm …

Okumaya devam et Güzel İnsan’larım Benim…

Az Sakin

Az Sakin Mart ortası itibariyle hayat bir çoğumuz için farklı evrildi. Kimimiz hala evde ve o günden beri zorunlu ihtiyacı dışında dışarı çıkmadı. Kimimiz işe devam etti ve oradaki değişimi çok hissetmedi. Ben onlardan biriyim. Evet bu dönemin yarısı evden çalıştım. Ara ara gittim işe. Belki sizler kadar etkilenmedim. Fiziken! 47 gün evde kalan arkadaşlarım …

Okumaya devam et Az Sakin